Skip to content

Sosyal Medya Uzmanı…

Başlangıç notu: Gerçek sosyal medya uzmanlarını bu yazının tamamından tenzih ediyorum 🙂

Sosyal medya kelimesinden soğumama sebep olan bir detay var ki, ne zamandır yazmak istiyorum. Hazır gecenin bir vakti uykum kaçmış hemen yazıya dökeyim dedim durumu. (O redbull’u içmeyecektim.)

Çevresini gözlemlemeyi seven bir insanımdır. Bol bol tespit yaparım, insan yaftalarım. Sosyal medya online dünyada var olmadan önce, gerçek sosyal ortamlarda sağ masamdaki çifti dinlediğim, kendi halindeki bir adamı saatlerce izlediğim çok olmuştur. Özellikle kalabalık ortamlardaki davranış eğilimlerini gözlemlemeyi çok severim.

Online sosyal dünyada hala bu tadı bulamadığımı, dolayısı ile pek de keyif aldığımı söyleyemem. Neyse, konumuza dönüyorum…

Bilgisayar başında vakit geçirmenin eziklik olduğu dönemlerden bu yana bilişim dünyasının içerisindeyim. Milletin cıvıl cıvıl gezdiği, gençliğini yaşadığı, kafe kafe dolaştığı yıllarda ekran başında sürmenaj olmaktan büyük keyif alan çok küçük azınlığın içerisindeydim. O zamanlar prim yapmıyordu bilgisayar konuları. Bir ortamda 2 cümleden fazla bilgisayar muhabbeti çevirmek soğuturdu ortamı. Sizin gibi 2-3 nörd adamı bulabilirseniz çevrenizde şanslıydınız…

Converse’ini giyen, sosyal medyaya geldi!

Ne oldu ne bitti anlamadım. Nedenini çözemedim. Converse işin esprisi, ama ne zamanki Twitter, Facebook, Instagram, Pinterest çıktı işler değişti. Geçmiş yıllarda şıkır şıkır giyinip, mağaza mağaza dolaşan, hakim yakalı erkekler, parlak rugan ayakkabılı kızlar sosyal medyada yerini aldı. Bir kısmı gerçek sosyal hayattaki popüleritesini sosyal medyada yakalamayınca, bu ekosisteme dahil olmayı uzunca bir süre reddetti. Ancak oturduğu masada sohbet twitter, facebook olunca kıyısından köşesinden giriş yapmaya başladı. Kimisi Converse’inin fotoğrafını instagram’a koydu, kimisi gittiği ciks mekanda Check-in yaparak Online sosyal dünyada yerini aldı.

Hatta bazısı bununla da kalmadı. Bunlar içerisinden; sosyal medyayı Twitter’a tweet atmaktan ibaret sanan, kedi videolarını çok komik ve etkili bulanlar “Sosyal Medya Uzmanı” oldu. Kariyer.net’in altını üstüne getirip, bilimum benzeri pozisyona başvuru yaptı. Neden olmasındı ki? iPhone’u vardı sonuçta. Maaş beklentisi yüksekti çünkü iPad de almalıydı. iPad’siz sosyal medya uzmanı mı olurdu? Ayrıca starbucks’ta kahve içmeli, öğle yemeğini kitchnette’de yemeli, Check-in yaparken fettucine makarnasının fotoğrafını çekip iliştirmeliydi.

Bunların bir kısmı roll-over banner, tear-off, page skin, CPM, CPA, CPC, Rich media, Re-targetting gibi kelimeleri bir yerlerden duyduğu için kendisini “Dijital Medya Satın Alma Sorumlusu” veya “Dijital Medya Pazarlama Sorumlusu” olarak adlandırdı. Bol bol cümle içerisinde kullandı. Kariyerinde, almış olduğu ingilizce eğitimini de bu kelimeler vasıtası ile değerlendirecek olmanın mutluluğu ile cümle içerisinde bu terimleri ekstra yuvarladı, hakkını verdi.

Böyle böyle sektör acaip acaip insanlarla doldu taştı. İki lafın belini kırabileceğiniz, konuştuğunuzu anlayan, konuştuğu anlamlı olan insan bulmak bu kalabalıkta iyice zorlaştı. Sosyal medyanın durumu içler acısı bir hal aldı. Tüm bu sosyal medya uzmanlarından, dijital medya sorumlularından ricamdır; lütfen ilkokuldaki “Büyüyünce doktor olucam!” söyleminizi hatırlayın ve sektörden koşarak uzaklaşın…

Özet olarak demem şu ki;
“Ben internetçinin Nörd’ünü severim.”

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Categories: Genel.

Comment Feed

2 Responses

  1. Hocam birde benim tesbitim, siyah kalin cerceveli gozluk takmaya basliyorlar :)) sonradan

  2. hiçbirisini barındırmıyorum dolayısıyla sosyal medya uzmanı değilim. ama ne hikmetse bu işi yapıyorum 🙂

    Yapılacaklar listesi
    1- check-in ne olduğunu tatmak
    2- iPhone almak
    3- Ne yapıp ne edip ingilizce kelime telafuzlarını öğrenmek
    4- linkedin hesabı açıp kariyer geçmişi yazmak



Some HTML is OK

or, reply to this post via trackback.